To English Pages English
 

OSMANLILARDA MUSİKÎ

Yedi asır önce, 1299 yılında kurulan Osmanlı Devleti , birbiri ardına yapılan fetihler neticesinde tarih sayfaları içinde yer alan şekliyle son asırlara kadar dünyanın en kudretli ve geniş topraklı bir devleti olarak gelişmesini sürdürmüştür. Bu geniş coğrafya içinde gerek Türk, gerek yabancı uyruklu insanların bir arada yaşadıkları, birbirleriyle sosyal, ekonomik ve kültürül açıdan son derece uyumlu olarak ilişkiler içinde oludkları bilnmektedir. Osmanlılar, fethettikleri yerlerde bulunan yerli halkın dînine, örf ve âdetlerine, kültürlerine ve hatta mûsikîlerine son derece anlayışlı davranmışlar, kendi değerlerinin yayılması bakımından baskıcı bir tutum göstermemeye özen göstermişlerdir. Her dinden, her milletten her insanı sadece insan olduğu için sevmek şeklindeki ordu-millet felsefesi dünya üzerinde bu asırlarda Osmanlılarda varolmuştur. Osmanlı Devleti'nin bu tutumu karşısında, Anadolu ve büyük kentler civarında hızla gelişen mûsikî, gerek klasik-dînî-tasavvufî, gerek folklorik özelliklerle milliyet gözetmeksizin her birey tarafından tercih edilmiş ve benimsenerek uygulanmıştır. Bu sebepledir ki XIII . yy.dan itibâren ortaya konan Türk mûsikîsinin ölmez eserlerinin bestecilerinin ve icrâcılarının arasında, Türk ve müslüman olduğu gibi, Rum , Ermeni, Yahudi asıllı Osmanlı vatandaşları da bulunmaktadır. XVII.yüzyıl ve sonrası bestecilerinden Kantemiroğlu, Zaharya, Neyzen Oskiyam, Nikolaki gibi üstadların eserleri ve icrâcılıkları; Abdülkadir Meragî, Nâyî Osman Dede, III. Selim, Hammamîzâde İsmail Dede, Zekâî Dede, Şakir Ağa gibi üstadların eserleri ve icrâcılıkları ile mûsikî tarihimizin aynı sahifelerinde yer almışlardır. Geniş bir yelpaze ile her formda birbirinden güzel eserler veren Osmanlı dönemi mûsikîsi, sosyal ve sanatsal bir dayanışmanın en belirgin bir örneğidir.

Bu amaçla sahneye koymayı planladığımız konserin repertuarı ve kullanılan enstrümanları yukarıda bahsettiğimiz tarzda düşünülmüştür. Kantemiroğlu, Zaharya, İsmail Dede, Tanburi Cemil Bey gibi Türk mûsikîsi bestecilerinin eserleri çeşitli enstrümanlarla süslenerek icra edilecek , ayrıca bu zengin mirasdan faydalanılarak yapılan son dönem mûsikî icrâsına da yer verilecektir.

SULTAN BESTELERİ

Kuruluşundan bu yana Osmanlı Devleti'ni yöneten padişahlar, aldıkları eğitim ve kabiliyetleri ile sanat dalında çok ileri seviyede olmuşlardır. Onların, çeşitli sanat dalları içinde en yaygın olarak uğraştıkları, mûsikîdir. Sultan Beyazıd, Sultan III. Selim, Sultan II. Mahmud, Sultan Abdülaziz gibi birçok padişahın besteleri , Türk mûsikisinin eşsiz eserleri arasındadır. Bu çalışmada, kronolojik sıra içinde sultan besteleri icra edilecektir.

 

                                           geri      ileri